Ana içeriğe atla

Si Vis Pacem, Para Bellum


Madrid'deki Ordu Kültür Merkezi'nin girişinde yer alan kabartmada "Si vis pacem, para bellum" sözü yer almaktadır, fotoğraf: Luis Garcia, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

"Si vis pacem, para bellum", "Barış istiyorsan, savaşa hazırlan" anlamına gelen meşhur bir latince özdeyiştir. Bu sözle barışı korumanın veya sağlamanın ancak güçlü veya savaşa her daim hazır olmakla mümkün olabileceği anlatılmak istenmektedir. İfadenin kökeni Romalı yazar Publius Flavius Vegetius'un (MS 4-5. yy.) De Re Militari adlı eserindeki öğretilere dayanmaktadır. 

Bu söz, güçlü bir askeri yapının potansiyel rakipleri saldırganlıktan vazgeçireceği düşüncesiyle modern "caydırıcılık" ilkesini temel alır. Kökeni Eski Roma’nın askeri disiplinine uzanan bu felsefe, günümüzde sadece tarihsel bir kalıp değil; devletlerarası ilişkilerde, savunma doktrinlerinde ve askeri stratejilerde halen belirleyici bir pusula olarak kabul edilir. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bir tarafın savunma amaçlı hazırlığının diğer tarafça tehdit olarak algılanıp neticede taraflar arasında silahlanma yarışına yol açma riski de mevcuttur. Bu durum da haliyle bölgesel ya da küresel anlamda siyasi ve askeri gerilimlere yol açabilmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, fotoğraf: M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul ...

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, fotoğraf: M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, fotoğraf: M. Özveren, İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ 4. yüzyıla ait bir eserin MS 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.