Ana içeriğe atla

Prometheus


Prometheus insanlığa ateşi getiriyor, ressam Heinrich Füger (1751-1818), 1817.

Yunan mitolojisinde Titan Iapetos’un soyundan gelen Prometheus, "öngörü" yetisiyle donatılmış; Atlas, Menoitios ve karşıtı olarak bilinen "beceriksiz" Epimetheus ile kardeş olan bir Titandır. Mitolojik anlatılarda kili suyla yoğurarak ilk insanları şekillendiren yaratıcı figür olarak kabul edilir. İnsanlığın hem var edicisi hem de hamisi olan Prometheus, ölümlüleri korumak adına tanrıların kralı Zeus’u iki kez yanıltmıştır.

İlki, kurban paylaşımı sırasında gerçekleşen bir zeka oyunudur. Prometheus kurbanlık bir sığırı ikiye ayırırken; besleyici etleri tiksindirici bir görünümle hayvanın derisinin altına saklamış, değersiz kemikleri ise kalın bir yağ tabakasına sarmıştır. Zeus iştah verici olan yağı seçmesiyle kemiklerle karşılaşmış, böylelikle etli kısımlar ölümlü insanlara kalmıştır. Bu kurnazlığa öfkelenen Zeus, ateşin gücünü yeryüzünden çekerek insanları cezalandırmış; ancak Prometheus, ateş kıvılcımlarını aşırıp bir rezene sapı içerisinde yeryüzüne indirmiştir.

Bu başkaldırı sonucunda Zeus, insanlığa Pandora’yı gönderirken Prometheus’u ise Kafkas Dağı’nın sarp kayalıklarına zincirlerle mahkûm etmiştir. Her gün ciğerini yiyen bir kartalın işkencesine maruz kalan ve her gece iyileşen Titan, en sonunda Herakles tarafından kurtarılmıştır. Zeus bu kurtuluşu onaylasa da, "onu kayadan asla çözmeyeceğine" dair ettiği yemine sadık kalmak adına, Prometheus’un parmağında bağlı olduğu kayanın bir parçasını ve zincirinin çeliğinden yapılmış bir halkayı sonsuza dek taşımasını emretmiştir. Geleceği görme yetisiyle Zeus’a, deniz tanrıçası Thetis’ten doğacak çocuğun babasından güçlü olup onu tahtından indireceği kehanetini bildirerek kendi özgürlüğünü perçinlemiş; ayrıca oğlu Deukalion’u yaklaşan büyük tufana karşı uyararak insan soyunu yok olmaktan kurtarmıştır.

Kaynaklar

Grimal, P. (2012). Mitoloji Sözlüğü : Yunan ve Roma, (S. Tamgüç, Çev.). Kabalcı Yayınevi.

Estin, C. ve H. Laporte. (2002). Yunan ve Roma Mitolojisi, (M. Eran, Çev.). Tübitak Popüler Bilim Kitapları.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.