Apoxyomenos heykelinin MS 1. yüzyıla ait Roma dönemi mermer kopyası, fotoğraf: Gary Todd, Vatikan Müzeleri, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain). MÖ 330 yılında heykeltıraş Lysippos tarafından yontulan Apoxyomenos, Eski Yunan sanatının Geç Klasik dönemden Helenistik döneme geçişini müjdeleyen en devrimsel eserlerden biri olarak kabul edilir. Eski Yunanca’da kelime anlamı "kazıyıcı" olan bu heykel, alışılagelmiş görkemli zafer sahnelerinin aksine, bir spor müsabakasından yeni çıkmış ve vücuduna sürdüğü yağ ile karışmış kum tabakasını strigilis adı verilen metal bir aletle temizleyen bir atleti tasvir eder. Lysippos bu eserinde, kendisinden önceki klasik geleneklerin dışına çıkarak heykel sanatına yeni bir soluk getirmiştir. Özellikle figürün başını vücuduna oranla daha küçük tutup bedenini daha ince ve uzun tasarlayarak estetik bir zariflik yakalamıştır. Bu değişiklik sayesinde figürü hantal bir yapıdan kurtarıp ona daha dinamik bir hava katmıştır. Heykelin en dikkat ...
Augustus'un mermer büstü, yaklaşık MÖ 20 - MS 14, Münih Glyptothek Müzesi. Eski Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un (MÖ 63 - MS 14) ölmeden önceki son sözü " Acta est fabula, plaudite! " (Oyun bitti, alkışlayın!) olmuştur. Bu ifade aslında bir tiyatro geleneğine dayanır. Roma tiyatrolarında oyun bittiğinde oyuncular, izleyicilerden onay ve alkış almak için sahneden bu sözle çekilirlerdi. Augustus, hayatının son anlarında dostlarına " Sizce yaşam komedisini baştan sona iyi oynadım mı ? (Suetonius II. 99)" diye sorarak, imparatorlukla geçen yıllarını büyük bir sahne performansı gibi gördüğünü dile getirmiştir. Augustus bu sözle ayrıca, imparator olup büyük güç ve ihtişama sahip olunsa bile perde kapandığında imparator ile sıradan bir oyuncu arasında fark kalmadığını; her ikisinin de sahneyi terk etmek zorunda olduğunu ima etmiştir. Tarihçi Suetonius’un kayıtlarına dayanan bu anlatı, Augustus’un ölümü bir trajediden ziyade, perde arkasına çekilme vakti gelmiş bir...