Perseus ve Andromeda, Peter Paul Rubens, yak. 1622. Yunan mitolojisinin en etkileyici anlatılarından biri olan Perseus ve Andromeda’nın hikayesi, Aithiopia Kralı Kepheus'un hüküm sürdüğü topraklarda geçer. Hikaye kibirle başlayan bir cezalandırma sürecinin büyük bir aşk öyküsüne dönüşmesini konu alır. Kepheus'un eşi Kraliçe Kassiepeia’nın, güzelliğinin deniz perilerinden daha üstün olduğunu iddia etmesi, denizlerin tanrısı Poseidon’u kızdırır ve krallığı yerle bir etmesi için devasa bir deniz canavarı olan Ketos’u gönderir. Kralın danıştığı bir Ammon kahini ülkeyi kurtarmanın tek yolunun Kassiepeia'nın kızı Andromeda'yı kurban etmek olduğunu ileri sürer. Aithiopialılar bu fedakarlığı kabul etmesi için Kepheus'a baskı yapınca masum genç kız çaresizce deniz kıyısındaki bir kayalığa zincirlenir. Tam bu sırada, yılan saçlı Medusa’yı yenmiş olmanın gururuyla oradan geçmekte olan yarı tanrı kahraman Perseus, kayalardaki bu hüzünlü güzelliği fark eder. Andromeda’ya ilk bak...
Via Appia, fotoğraf: LuisaV72, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0 Via Appia, Antik Roma'nın en meşhur ve en önemli yollarından biridir. MÖ 312 yılında yapımına başlanan bu güzergahın inşaatı, Censor Appius Claudius Caecus'un denetiminde gerçekleştiği için onun adıyla anılmıştır. İlk başta Roma'dan Capua şehrine kadar uzanan 211-212 kilometrelik kısa bir hat olarak tasarlanan bu yol, zamanla güneye doğru genişletilerek İtalya'nın çizme topuğundaki liman kenti Brundisium'a kadar ulaştırılmıştır. Yaklaşık 6 metre genişliğinde olan yol, ağır taş bloklar ve birbirine sıkıca oturtulan lav taşlarıyla kaplandığı için yüzyıllar boyunca bozulmadan kalacak olağanüstü bir dayanıklılığa sahip olmuştur. Via Appia sadece askeri sevkiyatlar için değil, aynı zamanda Yunanistan ve Doğu Akdeniz'e açılan deniz ticaret yollarına bağlanması açısından da önemli bir rol oynamıştır. Zamanla daha kısa alternatif yolların yapılması yolun uzak bölümlerinin ihmal edilmesine yol açsa da Roma il...