Milion Taşı, fotoğraf: M. Özveren. MS 4. yüzyılda Roma imparatoru I. Konstantinus döneminde (MS 306-337) dikilen Milion (Milyon) Taşı, imparatorluğun dört bir yanına uzanan yolların başlangıcını temsil ediyordu. İstanbul’un başkent olarak inşa edildiği dönemde Roma’daki "Milliarium Aureum"un (Altın Miltaşı) bir benzeri olarak tasarlanan Milion, şehrin ana caddesi olan Mese’nin girişine yerleştirilmiştir. Sultanahmet'in sessiz bir köşesinde yükselen taşın günümüzde sadece küçük bir parçası ayakta kalmıştır. Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı’nın komşusu olan Milyon Taşı, bir zamanlar üzerinde dört ana yöne bakan görkemli bir kapının (tetrapylon) parçasıydı. Bugün yanından geçen binlerce insanın fark etmediği bu mütevazı kalıntı, aslında İstanbul’un bir zamanlar dünyanın merkezi olduğu gerçeğini hatırlatan kadim bir mirastır.
Bulvarda Akşam, Paul Gustav Fischer, 20. yüzyıl başları. Danimarkalı ressam Paul Gustav Fischer (1860-1934), "Bulvarda Akşam" (An Evening Stroll on the Boulevard) adıyla bilinen bu eserinde, Kopenhag'ın 20. yüzyıl başlarındaki canlı ve nostaljik atmosferini ustalıkla yansıtır. Sanatçı, dönemin şehir yaşamının hareketliliğini, parlayan vitrin camları ve ıslak kaldırımlardan süzülen sarı ışıklar ile gökyüzünün derin mavi tonlarını zarif bir şekilde sunar. Tablonun merkezinde yer alan şık giyimli kadın figürleri ve yanlarından geçen erken dönem otomobil, dönemin sosyal yapısını ve teknolojinin getirdiği değişimi vurgulayan estetik birer detaydır. Sanatçının natüralist bir yaklaşımla ele aldığı bu büyüleyici kompozisyon, izleyiciyi sanki o an bulvarda yürüyormuşçasına hikayenin içine çeker. Işık oyunlarının zeminde yarattığı yansımalar ve arka plandaki silüetler, resme romantik bir derinlik katarken aynı zamanda dönemin mimari dokusunu ve ışıltılı yaşamını ölümsüzleştirir. F...