Ana içeriğe atla

Son Akşam Yemeği


Son Akşam Yemeği, Leonardo Da Vinci, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain).

Leonardo da Vinci’nin 1495-1498 yılları arasında Milano’daki Santa Maria delle Grazie manastırı için yaptığı Son Akşam Yemeği, Rönesans sanatının zirve noktalarından biri olarak kabul edilir. Yağlı boya ve tempera teknikleriyle yapılan eser, İsa’nın havarilerine içlerinden birinin kendisine ihanet edeceğini açıkladığı o dramatik anı betimler. Leonardo'nun Milano Dükü Ludovico Sforza'nın siparişi üzerine hazırlamış olduğu bu eser manastırın yemekhane duvarında, orjinal konumunda sergilenmektedir.

Eserin başarısı, Leonardo’nun matematiksel bir kesinlikle kurguladığı tek noktalı perspektif kullanımında yatar. Tüm mimari çizgiler, izleyicinin bakışını doğrudan merkezdeki figür olan İsa’nın başına yönlendirir. Bu da onu hem görsel hem de ruhani bir odak noktası haline getirir. Havariler, üçerli gruplar halinde yerleştirilerek sahneye dinamik bir ritim kazandırılmış, her birinin yüz ifadesi ve el hareketleri aracılığıyla ihanet haberine verdikleri farklı insani tepkiler (şok, öfke ve keder) ustalıkla işlenmiştir. Bu yaklaşım, figürlerin sadece fiziksel varlıklarını değil, "zihnin hareketlerini" de yansıtma amacını taşır.

Eser, sembolizm ve teolojik derinlik açısından da oldukça zengindir. İsa’nın sakin ve üçgen formundaki duruşu Kutsal Üçleme’yi (Teslis) simgelerken, pencerelerden gelen doğal ışık bir tür ilahi hale görevi görür. Yahuda (Judas), diğer havarilerin aksine gölgede bırakılmış ve elinde ihanetinin bedeli olan para kesesiyle tasvir edilmiştir. Masadaki ekmek ve şarap, Hristiyanlık ayini olan Ekmek-Şarap Gizemi’ne (Efkaristiya) doğrudan gönderme yapar. Yüzyıllar boyunca savaşlar, restorasyon hataları ve çevresel faktörlerle yıpranan bu duvar resmi, geçirdiği kapsamlı onarımlar sayesinde bugün hâlâ insanlık tarihinin en etkileyici ve üzerinde en çok konuşulan sanat eserlerinden biri olmayı sürdürmektedir.


Kaynaklar

Last Supper | Painting, Milan, History, & Facts | Britannica

Smarthistory – Leonardo, Last Supper

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orjinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Sultanahmet Meydanı'nda Yer Alan Roma Dönemi Anıtları

1-) Dikilitaş Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Dikilitaş MS. 390 yılında dönemin Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Hipodrom'a (bugünkü Sultanahmet Meydanı) dikilmiştir. Eser ilk olarak MÖ. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmosis tarafından yaptırılmış, daha sonra MS. 390'da I. Theodosius tarafından gemiyle Mısır'dan İstanbul'a getirtilmiştir. Asvan granitinden yapılmış Dikilitaş'ın yüksekliği ilk yapıldığında 30 metreydi fakat alt bölümü tahrip olduğu için günümüzdeki yüksekliği kaidesiyle birlikte 24,87 metredir (kaidesiz 18,45 metre). Ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur.  Dört cephesinde de hiyerogliflerin yer aldığı eserde III. Thutmosis'in tanrılara sunduğu zaferlerini anlatan kabartmalar yer almaktadır. Kaidesinde ise Roma dönemine ait imparator I. Theodosius, saray erkanı, görevliler ve halkı tasvir eden kabartmaların yanı sıra Yunanca ve Latince olmak üzere iki adet yazı mevcuttur. Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinen eser 3574...