Ana içeriğe atla

Pollice Verso


Jean-Leon Gerome
Pollice Verso, Jean-Leon Gerome, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain).

Jean-Leon Gerome’un 1872 tarihli Pollice Verso adlı eseri, Roma amfitiyatrolarındaki çetin dövüşleri 19. yüzyılın akademik sanat anlayışıyla buluşturan ve modern görsel kültürün temel taşlarından biri haline gelen ikonik bir yapıttır. Sanatçı, Napoli Müzesi'ndeki arkeolojik buluntulardan esinlenerek kurguladığı zırhlar ve mimari detaylarla, izleyiciyi adeta o anın içine hapseden fotoğrafsı bir gerçeklik sunar. Tablonun merkezinde, kazanan bir Mirmillo gladyatörü ile yenik düşmüş Retiarius arasındaki o gerilimli saniyeler, Roma toplumunun kolektif şiddet arzusunu ve sınıfsal güç dengelerini tek bir kompozisyonda özetlemektedir.

Eserin ismine de kaynaklık eden "pollice verso" (ters çevrilmiş başparmak) hareketi, bugün dünya genelinde "öldür" anlamında kullanılan başparmak aşağı işaretinin popülerleşmesindeki ana etkendir. Ancak tarihsel belgeler ve Eski Roma edebiyatı incelendiğinde, ölüm emrinin aslında başparmağın kılıcı simgeler şekilde havaya kaldırılmasıyla verildiği, hayat bağışlama işaretinin ise parmağın avuç içine gizlenmesiyle temsil edildiği yönünde güçlü kanıtlar mevcuttur. Gerome, bu hareketi tarihsel doğruluğu gözetmek yerine, sahnedeki gerilimi ve duyguyu artırmak için bilerek bu şekilde kurgulamıştır. Bu tercih, zamanla sanat tarihinde gerçeğin önüne geçen güçlü bir anlatım biçimine dönüşmüştür.

Tabloda dikkat çeken en çarpıcı unsurlardan biri, beyaz kıyafetler içindeki Vesta Rahibeleri’nin sergilediği acımasız tavırdır. Toplumun en kutsal ve erdemli figürleri olarak kabul edilen bu rahibelerin hırslı bir şekilde yerdeki savaşçının ölümünü işaret etmeleri, Roma dünyasındaki eğlence anlayışının etik sınırlarını sorgulatır. Sanatçı bu tercihiyle, sadece bir dövüş sahnesini değil, aynı zamanda en uçtaki manevi figürlerin bile arenanın vahşi atmosferine nasıl teslim olduğunu vurgulayarak izleyiciye derin bir toplumsal eleştiri sunar.

Gerome’un ışık ve gölge oyunlarını ustalıkla kullandığı bu kurgu, yüzyıllar sonra bile sinema dünyası için tükenmez bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Yönetmen Ridley Scott'ın Gladyatör filminde tasvir ettiği görsel dünya, aslında temellerini bu tablodaki mekan tasarımı ve dramatik atmosferden alır. Bugün Phoenix Sanat Müzesi’nde sergilenen bu başyapıt, antik dünyanın ruhunu modern zihne en güçlü şekilde aktaran sanat eserlerinden biridir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.