Ana içeriğe atla

Marat'nın Ölümü


Marat'nın Ölümü, Jacques-Louis David, 1793, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain).

Jacques-Louis David tarafından 1793 yılında resmedilen "Marat'nın Ölümü" (Fransızca: La Mort de Marat) sadece bir sanat eseri değil, aynı zamanda Fransız Devrimi'nin en güçlü propaganda araçlarından biridir. Neoklasizm akımının en önemli örneklerinden biri olan eserin orijinali, günümüzde Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi'nde sergilenmektedir.

Jean-Paul Marat, Fransız Devrimi'nin en radikal gruplarından biri olan Jakobenlerin liderlerinden, sert dilli bir gazeteci ve siyasetçidir. "L'Ami du Peuple" (Halkın Dostu) adlı gazetesinde devrim karşıtlarını hedef göstermesiyle bilinir. Tablo, 13 Temmuz 1793'te Marat'nın, karşıt görüşlü (Jironden sempatizanı) Charlotte Corday tarafından banyosunda bıçaklanarak öldürülmesini konu almaktadır. Marat bir deri hastalığı yüzünden günlerinin büyük bir kısmını banyoda küvette geçirmek zorundaydı. Bu küveti aynı zamanda bir çalışma masası olarak kullanıyordu. 

Marat, resmi çizen David'in dostudur ve David'in kendisi de bir devrim yanlısıdır. Ressam tabloya "À MARAT, DAVID" (Marat'ya, David'den) imzasını ekleyerek aralarındaki dostluk bağını ifade etmiştir. Resimde Marat'nın bulunduğu ortam oldukça sade ve gösterişsizdir. Bunun nedeni ressamın izleyicinin ilgisini doğrudan Marat'nın ölü bedenine çekmeyi ve Marat'nın halktan biri gibi ne kadar sade bir yaşam sürdüğünü göstermeyi istemesidir. David, Marat'yı İsa'nın çarmıhtan indiriliş sahnelerini anımsatan bir pozda resmetmiştir. Amacı, Marat'yı devrim uğruna canını vermiş kutsal bir "şehit" gibi göstermektir.

David, Marat'nın elinde cinayeti işleyen Corday'ın kendisine verdiği sahte dilekçeye yer vermiştir. Bu dilekçede "Sizin iyiğilinize hak kazanmam için bu kadar mutsuz olmam yeterlidir" yazar. Mektup katilin Marat'yı nasıl kandırdığının anlaşılması için tabloya yerleştirilmiştir. Katilin cinayet silahı olarak kullandığı bıçak sahnenin sol alt kısmında zeminde yer almaktadır. Marat'nın elinde ise bir kalemin olduğu görülmektedir. David bu zıtlıkla, kurbanın masumiyetini ve katilin acımasızlığını vurgulamaktadır.

KAYNAKLAR

The Death of Marat | French Revolution, Marat, Facts, & Description | Britannica


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.