Ana içeriğe atla

Kral Midas'ın Altın Dokunuşu

 
Kral Midas, Paktolos Nehri’nde altın dokunuşunun lanetinden arınırken.

Friglerin kralı Midas, rivayete göre tanrı Dionysos’un arkadaşı Silenos’u bulması ve ona iyilik etmesi karşılığında Dionysos tarafından ödüllendirilir. Ölçüsüz bir arzuya kapılan Midas, kendisine verilecek armağan olarak dokunduğu her şeyin altına dönüşmesini ister. İlk bakışta büyük bir zenginlik gibi görünen bu güç, kısa sürede onun için ağır bir bedel haline gelir.

Midas’ın altın dokunuşu, yaşamın en basit ihtiyaçlarını bile elinden alır. Yemeğe elini sürdüğünde yiyecek, suya dokunduğunda ise içecek altına dönüşür. Böylece kral, sınırsız servet arzusunun insanı nasıl felakete sürükleyebileceğini kendi hayatında deneyimler. Çaresizlik içinde Dionysos’a yakarır ve tanrı, Paktolos Nehri’nde yıkanmasını söyler. Midas nehre girdiğinde bu uğursuz güç bedeninden arınır, nehir ise o günden sonra altın tozlarıyla bilinir.

Bu efsane, yalnızca Midas’ın hikâyesini değil, aynı zamanda insan doğasındaki açgözlülüğü de gözler önüne serer. Bugün “Midas dokunuşu” deyimi, işlerin başarıya dönüşmesi anlamında kullanılsa da, aslında efsanenin özünde güçlü bir uyarı vardır: mutluluğun kaynağı sınırsız servet değil, yaşamın küçük ve gerçek değerleridir. Midas’ın hikâyesi, yüzyıllar boyunca insanlığa açgözlülüğün sonuçlarını hatırlatmaya devam etmiştir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orjinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Sultanahmet Meydanı'nda Yer Alan Roma Dönemi Anıtları

1-) Dikilitaş Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Dikilitaş MS. 390 yılında dönemin Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Hipodrom'a (bugünkü Sultanahmet Meydanı) dikilmiştir. Eser ilk olarak MÖ. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmosis tarafından yaptırılmış, daha sonra MS. 390'da I. Theodosius tarafından gemiyle Mısır'dan İstanbul'a getirtilmiştir. Asvan granitinden yapılmış Dikilitaş'ın yüksekliği ilk yapıldığında 30 metreydi fakat alt bölümü tahrip olduğu için günümüzdeki yüksekliği kaidesiyle birlikte 24,87 metredir (kaidesiz 18,45 metre). Ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur.  Dört cephesinde de hiyerogliflerin yer aldığı eserde III. Thutmosis'in tanrılara sunduğu zaferlerini anlatan kabartmalar yer almaktadır. Kaidesinde ise Roma dönemine ait imparator I. Theodosius, saray erkanı, görevliler ve halkı tasvir eden kabartmaların yanı sıra Yunanca ve Latince olmak üzere iki adet yazı mevcuttur. Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinen eser 3574...