![]() |
"Augustus of Prima Porta" (Prima Portalı Augustus), fotoğraf: Michal Osmenda, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0 |
Prima Portalı Augustus heykeli, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Augustus’u hem politik hem de kültürel açıdan idealize eden en önemli eserlerden biridir. Roma sanatında propaganda ve imparatorluk ideolojisinin görsel bir ifadesi olarak değerlendirilen bu heykelde, Augustus genç, güçlü ve kusursuz bir lider olarak betimlenir. Amacı yalnızca bir portre sunmak değil, imparatorun Roma halkı ve tanrılar nezdindeki konumunu da güçlendirmektir. Bu devasa eser, yaklaşık 2,04 metre yüksekliği ve 1.000 kg ağırlığıyla, Augustus'un sadece fiziksel varlığını değil, aynı zamanda imparatorluk otoritesinin ağırlığını da temsil eder.
Heykelin duruşu, klasik Yunan heykel sanatının etkilerini yansıtır. Augustus sağ elini ileri uzatmış bir hitabet pozu (adlocutio) içindedir; bu, onun yalnızca askeri bir lider değil, aynı zamanda bilge bir devlet adamı olarak da görülmesini sağlar. Vücudun bir ayağa yüklenip diğerinin serbest bırakıldığı kontrapost pozisyonu, figüre hem doğallık hem de zarafet katmaktadır. Heykelin sağ ayağının yanında bir Cupid (Venüs'ün oğlu) ve onun üzerine bindiği bir yunus figürü dikkat çekmektedir. Burada Cupid, Augustus'un Venüs aracılığıyla tanrısal bir soydan geldiğini göstermekte ve ikili arasındaki bağlantıyı simgelemektedir. Yunus figürünün ise Aktium deniz savaşında alınan zaferi sembolize ettiği düşünülmektedir.
Heykelin duruş ve eşlik eden figürlerin sembolik anlamı dışında, Augustus'un zırhı (cuirass) da onun diplomatik zaferlerini anlatan sahnelerle süslenmiş ve benzer bir anlam zenginliği taşır. İmparatorun aktif asker kimliğini vurgulayan bu kaslı zırhın ön kısmında, özellikle Roma lejyon bayraklarının Partlardan geri alınması olayı detaylı olarak işlenmiştir. Bu sahne, Augustus’un askeri ve diplomatik başarısını ve Roma’ya kazandırdığı barışı (Pax Romana) simgeler. Zırhın üst kısmında Roma tanrı ve tanrıçaları betimlenmiştir; bu da imparatorun ilahi destekle hareket ettiğini gösterir. Bugün mermerin doğal renginde görünen bu eserin, antik dönemde aslında çok parlak ve canlı renklerle boyanmış (polikromi) olduğu yapılan bilimsel incelemelerle kanıtlanmıştır. Kırmızı, altın ve mavi tonlarının ağırlıkta olduğu bu boyama, heykelin hem gerçekçiliğini hem de propaganda gücünü doruğa çıkarmaktaydı.
Heykele “Prima Porta” adı verilmesinin sebebi, 1863 yılında Roma’nın kuzeyinde Prima Porta adı verilen bölgede bulunmuş olmasıdır. Ad, heykelin yapıldığı dönemle değil, keşfedildiği yerle ilgilidir. Tesadüfi gibi görünse de bu ad, eserin modern çağdaki tanınırlığında belirleyici olmuştur. Heykelin bulunduğu yer ise Augustus’un eşi Livia Drusilla’ya ait Villa di Livia’dır. Roma tarihinin en güçlü kadınlarından biri olan Livia, imparatorluk ailesinin merkezinde yer alıyordu. Heykelin villasında bulunması, Augustus’un imparatorluk ideolojisinin aile yaşamına ve özel alanlara kadar yayıldığını gösterir.
Günümüzde bu başyapıt, Vatikan Müzeleri (Musei Vaticani) kompleksinin bir parçası olan Braccio Nuovo (Yeni Kanat) galerisinde, antik Roma sanatının en seçkin örnekleri arasında sergilenmektedir.
KAYNAKLAR
Smarthistory. Augustus of Primaporta. Erişim: https://smarthistory.org/augustus-of-primaporta (Erişim tarihi: 25 Ağustos 2025)
Wikipedia. Augustus of Prima Porta. Erişim: https://en.wikipedia.org/wiki/Augustus_of_Prima_Porta (Erişim tarihi: 25 Ağustos 2025)
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder