![]() |
| Kız Kulesi, fotoğraf: M. Özveren. |
İstanbul Boğazı’nın Salacak açıklarındaki küçük bir adacık üzerine kurulu olan Kız Kulesi, MÖ 5. yüzyıla kadar uzanan köklü geçmişiyle şehrin en ikonik simgelerinden biridir. MÖ 410 yılında Karadeniz’den gelen gemileri denetlemek ve vergi toplamak amacıyla bir gümrük noktası olarak kullanılmaya başlanan adacık, MS 12. yüzyılda Doğu Roma İmparatoru I. Manuel Komnenos döneminde stratejik bir savunma kulesine dönüştürülmüştür. İmparatorluk döneminde Sarayburnu ile kule arasında gerilen zincirle Boğaz giriş çıkışları kontrol altına alınmıştır.
İstanbul’un 1453 yılındaki fethinin ardından Fatih Sultan Mehmet tarafından yeniden kale olarak inşa ettirilen yapı, Osmanlı döneminde çok yönlü bir değişim geçirmiştir. Surlarından kutlama amaçlı atılan toplar ve bünyesindeki mehteran nöbetleriyle devlet ihtişamını simgeleyen kule, 18. yüzyılda eklenen fenerle birlikte deniz emniyetine hizmet etmeye başlamıştır. Zaman zaman savunma ve seyir işlevlerinin ötesine geçen yapı; 19. yüzyıldaki kolera ve veba salgınlarında şehri korumak adına tecrit ve karantina hastanesi olarak kullanılmış, Cumhuriyet döneminde ise fenerlik, gaz ve siyanür deposu ile radar istasyonu gibi oldukça farklı rolleri üstlenmiştir.
1992 yılında şairlerin buluşma noktası olarak "Şiir Cumhuriyeti" ilan edilen ve 1995-2000 yıllarındaki restorasyonun ardından uzun süre kafe-restoran olarak hizmet veren Kız Kulesi, günümüzde yepyeni bir kimliğe kavuşmuştur. 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmesinin ardından 2021’de başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları 2023 yılında tamamlanmış ve kule bir anıt müze olarak ziyarete açılmıştır. Galata Kulesi Müzesi Müdürlüğü’ne bağlanan bu tarihi yapı, boğazın ortasında bir müze-anıt olarak İstanbul’un kültürel mirasını yaşatmaya devam etmektedir.
Kaynaklar
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Kız Kulesi Tarihçesi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder