Ana içeriğe atla

Perseus ve Andromeda


Perseus ve Andromeda, Peter Paul Rubens, yak. 1622.

Yunan mitolojisinin en etkileyici anlatılarından biri olan Perseus ve Andromeda’nın hikayesi, Aithiopia Kralı Kepheus'un hüküm sürdüğü topraklarda geçer. Hikaye kibirle başlayan bir cezalandırma sürecinin büyük bir aşk öyküsüne dönüşmesini konu alır. Kepheus'un eşi Kraliçe Kassiepeia’nın, güzelliğinin deniz perilerinden daha üstün olduğunu iddia etmesi, denizlerin tanrısı Poseidon’u kızdırır ve krallığı yerle bir etmesi için devasa bir deniz canavarı olan Ketos’u gönderir. Kralın danıştığı bir Ammon kahini ülkeyi kurtarmanın tek yolunun Kassiepeia'nın kızı Andromeda'yı kurban etmek olduğunu ileri sürer. Aithiopialılar bu fedakarlığı kabul etmesi için Kepheus'a baskı yapınca masum genç kız çaresizce deniz kıyısındaki bir kayalığa zincirlenir. Tam bu sırada, yılan saçlı Medusa’yı yenmiş olmanın gururuyla oradan geçmekte olan yarı tanrı kahraman Perseus, kayalardaki bu hüzünlü güzelliği fark eder. Andromeda’ya ilk bakışta aşık olan Perseus, Kral Kepheus ile kızını kurtarma karşılığında evlenme sözü alarak bir anlaşma yapar ve canavarın dalgalar arasından yükseldiği o kritik anda savaşa dahil olur.

Ketos Andromeda’ya yaklaştığı sırada Perseus gökyüzünden hızla süzülerek canavara saldırır ve onu öldürür. Bu zaferin ardından Perseus, zincirlerinden kurtulan Andromeda ile evlenir. Fakat Kepheus'un kardeşi ve eski nişanlısı Phineus kıskançlıkla bu evliliği engel olmak istese de beraberindekilerle Perseus tarafından Medusa'nın başıyla taşa çevrilir.  Tüm bu engelleri aşarak evlenen ve mutlu bir ömür süren çift, ölümlerinin ardından tanrılar tarafından gökyüzüne kabul edilir. Bugün yan yana duran Perseus, Andromeda, Kepheus ve Kassiepeia takımyıldızları bu efsaneyi binlerce yıldır gökyüzünde yaşatmaya devam etmektedir.

Kaynaklar

Grimal, P. (2012). Mitoloji Sözlüğü : Yunan ve Roma, (S. Tamgüç, Çev.), Kabalcı Yayınevi.

Kershaw, S. P. (2019). Yunan Mitolojisi Rehber Kitabı, (Ş. Turan, Çev.), Salon Yayınları.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, fotoğraf: M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul ...

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, fotoğraf: M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, fotoğraf: M. Özveren, İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ 4. yüzyıla ait bir eserin MS 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.