Ana içeriğe atla

Venüs'ün Doğuşu

 
Venüs'ün Doğuşu, Sandro Botticelli, 1484-1486, Uffizi Galerisi, Wikimedia Commons, Kamu malı (Public Domain).

Yunan mitolojisine göre Kronos tırpanıyla babası Uranos'u hadım ettikten sonra cinsel organını Akdeniz'e atar. Denizde oluşan köpüklerden aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit (Roma mitolojisinde Venüs) doğar ve tanrıça bir deniz kabuğu içerisinde Batı Rüzgarı Tanrısı Zephyros'un üflemesiyle Kıbrıs Adası'na ulaşır. Sandro Botticelli'nin ünlü "Venüs'ün Doğuşu" adlı eseri, tanrıçanın deniz köpüğünden doğuşunu takiben bir deniz kabuğu içerisinde Kıbrıs kıyılarına ulaşmasını betimler.

Eserde ortada Venüs bir deniz kabuğu üzerinde çıplak bir haldedir. Elleri ve saçıyla çıplaklığını gizlemeye çalıştığı görülmektedir. Venüs'ün çıplaklığını gizleme pozu (İffetli Venüs/Venüs Pudica) antik heykellerden esinlenmiştir. Ancak Botticelli, Venüs'ü anatomiye tam olarak sadık kalmadan, uzun boyunlu ve abartılı oranlarla resmederek, figüre dünyevi olandan uzak, idealize edilmiş ve ruhani bir zarafet katmıştır. Resmin sol tarafında rüzgarı üfleyen ve bu şekilde tanrıçayı Kıbrıs'a ulaştıran Zephyros ve ona eşlik eden çiçek perisi Chloris (veya Aura) yer almaktadır. Sağ tarafta ise Venüs'ü karaya çıkarken karşılayan ve ona çiçekli bir pelerin uzatan kadın figürü büyük ihtimalle mevsimlerin ve zamanın düzenini temsil eden  Hora'dır.

İtalyan Rönesans ressamı Sandro Botticelli'nin eseri olan "Venüs'ün Doğuşu", 1484-1486 yılları arasında yapılmıştır. Resmin o dönem Floransa'yı yöneten ve sanata destek veren Medici Ailesi'nin üyelerinden biri tarafından sipariş edilmiş olma olasılığı yüksektir. Tempera tekniğiyle yapılmış olan eser günümüzde Floransa'daki Uffizi Galerisi'nde sergilenmektedir.

Kaynaklar

"The Birth of Venus by Botticelli." Uffizi Galleries. https://www.uffizi.it/en/artworks/birth-of-venus

"Birth of Venus." Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Birth-of-Venus


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orjinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Sultanahmet Meydanı'nda Yer Alan Roma Dönemi Anıtları

1-) Dikilitaş Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Dikilitaş MS. 390 yılında dönemin Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Hipodrom'a (bugünkü Sultanahmet Meydanı) dikilmiştir. Eser ilk olarak MÖ. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmosis tarafından yaptırılmış, daha sonra MS. 390'da I. Theodosius tarafından gemiyle Mısır'dan İstanbul'a getirtilmiştir. Asvan granitinden yapılmış Dikilitaş'ın yüksekliği ilk yapıldığında 30 metreydi fakat alt bölümü tahrip olduğu için günümüzdeki yüksekliği kaidesiyle birlikte 24,87 metredir (kaidesiz 18,45 metre). Ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur.  Dört cephesinde de hiyerogliflerin yer aldığı eserde III. Thutmosis'in tanrılara sunduğu zaferlerini anlatan kabartmalar yer almaktadır. Kaidesinde ise Roma dönemine ait imparator I. Theodosius, saray erkanı, görevliler ve halkı tasvir eden kabartmaların yanı sıra Yunanca ve Latince olmak üzere iki adet yazı mevcuttur. Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinen eser 3574...