Ana içeriğe atla

Hammurabi Steli


Hammurabi Steli, fotoğraf : M. Özveren, Louvre Müzesi.

Dünyanın bilinen en eski yazılı kanunlarından biri olan Hammurabi Steli, M.Ö. 1792-1750 yılları arasında hüküm süren Babil kralı Hammurabi'ye aittir. Kanunların yazılı olduğu stel, siyah renkli diyorit (bazalt) taşından yapılmış olup yaklaşık 2.25 metre yüksekliğindedir.

Hammurabi kendisine bu kanunları yazdıranın güneş tanrısı Şamaş olduğunu söylemiştir. Bu nedenle kanunlar tanrı buyruğu sayılırdı. 1901 yılında İran'ın Sus şehrinde Fransız Jean Vincent Scheil tarafından bulunan ve Fransa'ya götürülen stel, günümüzde Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir.

282 maddeden oluşan kanunlar, aile hukuku (evlilik ve boşanma), ekonomik hükümler (fiyatlar, tarifeler ve ticaret), ceza hukuku (saldırı, hırsızlık) ve mülkiyet hukuku gibi konuları içermektedir. Kanunların amacı toplumsal düzeni sağlamak ve huzuru korumaktı. Kanunların en bilinen özelliği "göze göz, dişe diş" veya "kısasa kısas" anlayışına sahip olmasıydı.

Cezalar kişilerin sosyal statüsüne göre değişirdi. Yani "herkes kanunlar önünde eşittir" anlayışı yoktu; adalet sosyal statüye bağlıydı. Mesela özgür birinin dişi kırılırsa, "kısasa kısas" anlayışı gereği suçu işleyenin de dişi kırılırdı. Fakat bir kölenin dişi kırılırsa suçu işleyen para cezası öderdi.

Hammurabi Kanunları'ndan Bazı Örnekler

Madde 1: "Bir kimse birini suçlar ve bunu kanıtlayamazsa suçlayan idam edilir."

Madde 195: "Bir oğul babasına vurursa eli kesilir."

Madde 196: "Bir kimse başkasının gözünü kör ederse onun da gözü kör edilir."

Madde 229: "Bir inşaatçı bir bina inşa eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa ve inşa ettiği bina yıkılıp ev sahibini öldürürse, inşaatı yapan öldürülür.

Kaynaklar

Code of Hammurabi | Summary & History | Britannica

Code of Hammurabi - Wikipedia


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orjinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Sultanahmet Meydanı'nda Yer Alan Roma Dönemi Anıtları

1-) Dikilitaş Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Dikilitaş MS. 390 yılında dönemin Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Hipodrom'a (bugünkü Sultanahmet Meydanı) dikilmiştir. Eser ilk olarak MÖ. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmosis tarafından yaptırılmış, daha sonra MS. 390'da I. Theodosius tarafından gemiyle Mısır'dan İstanbul'a getirtilmiştir. Asvan granitinden yapılmış Dikilitaş'ın yüksekliği ilk yapıldığında 30 metreydi fakat alt bölümü tahrip olduğu için günümüzdeki yüksekliği kaidesiyle birlikte 24,87 metredir (kaidesiz 18,45 metre). Ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur.  Dört cephesinde de hiyerogliflerin yer aldığı eserde III. Thutmosis'in tanrılara sunduğu zaferlerini anlatan kabartmalar yer almaktadır. Kaidesinde ise Roma dönemine ait imparator I. Theodosius, saray erkanı, görevliler ve halkı tasvir eden kabartmaların yanı sıra Yunanca ve Latince olmak üzere iki adet yazı mevcuttur. Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinen eser 3574...