Ana içeriğe atla

Gordion Düğümü Efsanesi


Gordion Düğümünü Kesen İskender, ressam Fedele Fischetti (1732-1792).

Efsaneye göre yeni bir kral arayışında olan Friglere bir kahin tarafından şehre öküz arabasıyla gelecek ilk kişiyi kral ilan etmeleri söylenir. Bu şanslı kişi fakir bir köylü ve Midas'ın babası Gordios'tur. Talihin yüzüne gülmesiyle kral olan Gordios bunun şerefine tanrı Sabazios'a şükranlarını sunmak için kağnısını tanrının tapınağına adar ve onu kızılcık dallarından bir düğümle tapınağın sütunlarından birine bağlar. Ardından etrafındaki kalabalığa dönüp şöyle der : "Bu düğümü çözecek kişi, tüm Asya'ya egemen olacaktır." Bu söz Asya'nın fatihi olma hevesiyle yanıp tutuşan pek çok kişinin düğümü çözmeyi denemesine neden olur. Ancak hiçbiri başarılı olamaz ta ki Büyük İskender'e kadar.

Asya'nın kralı olmak idealiyle Makedonya'dan yola çıkan ve bu uğurda Persleri evvela MÖ. 334'te Granikos'ta bertaraf eden İskender, Batı Anadolu'yu Pers egemenliğinden kurtardıktan sonra doğuya ilerlemeye devam etmiş ve Frigya'ya gelmiştir. Adını Gordios'tan alan Friglerin ünlü şehri Gordion'a geldiğinde efsaneyi öğrenir ve kendisi de Asya'yı ele geçirme arzusu taşıdığından düğümü çözmek ister. Fakat denemeleri başarısızdır, zira çözülmek bir yana düğüm yerinden oynamaz. İskender düğümü nasıl çözeceğini bulamaz, ancak başarısızlığı halkın gözünde olumsuz bir etki yaratmasın diye de onu o şekilde bırakmak istemez. Fazla zaman harcamanın gereksiz olduğunu düşünür ve hiddetle kılıcını vurarak düğümü çözer. Ardından da kalabalığa "Şimdi çözüldü" dediği rivayet edilir. Hikayenin başka bir versiyonunda ise, İskender'in düğümü kaba kuvvete başvurmadan zekası ve kabiliyeti sayesinde çözdüğü anlatılır. Her ne olursa olsun neticede düğüm çözülmüş, efsane de sona ermiştir.

Çokça anlatılan ve zihinlerde daha fazla yer eden birinci versiyonda (kılıçla düğümü parçalama) İskender'in hareketi, akıl ve mantıkla çözülemeyen sorunların yalnızca kaba kuvvetle çözülebileceğini göstermek ister niteliktedir. Ancak zeka ve kabiliyet gerektiren bir konuda şiddete başvurduğu için beklentinin dışında bir çözüm sergilemiştir. Başvurduğu yol her ne kadar tartışmalı olsa da neticede efsaneyi çözen Büyük İskender olmuştur. Fakat Pers İmparatorluğu'nu yıkmasına ve Hindistan'a kadar gitmiş olmasına rağmen kimilerine göre Asya'yı tam olarak ele geçirememesinin nedeni bu efsaneyi çözmede başvurduğu kaba kuvvettir.

Gordion Düğümü ifadesi günümüzde ise karmaşık ve çözümü çok zor görünen sorunları tasvir etmek için kullanılır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orjinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Sultanahmet Meydanı'nda Yer Alan Roma Dönemi Anıtları

1-) Dikilitaş Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Dikilitaş MS. 390 yılında dönemin Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Hipodrom'a (bugünkü Sultanahmet Meydanı) dikilmiştir. Eser ilk olarak MÖ. 15. yüzyılda Mısır firavunu III. Thutmosis tarafından yaptırılmış, daha sonra MS. 390'da I. Theodosius tarafından gemiyle Mısır'dan İstanbul'a getirtilmiştir. Asvan granitinden yapılmış Dikilitaş'ın yüksekliği ilk yapıldığında 30 metreydi fakat alt bölümü tahrip olduğu için günümüzdeki yüksekliği kaidesiyle birlikte 24,87 metredir (kaidesiz 18,45 metre). Ağırlığı ise yaklaşık 200 tondur.  Dört cephesinde de hiyerogliflerin yer aldığı eserde III. Thutmosis'in tanrılara sunduğu zaferlerini anlatan kabartmalar yer almaktadır. Kaidesinde ise Roma dönemine ait imparator I. Theodosius, saray erkanı, görevliler ve halkı tasvir eden kabartmaların yanı sıra Yunanca ve Latince olmak üzere iki adet yazı mevcuttur. Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinen eser 3574...