Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Demagogos

Demagogos (Demagog), Yunanca Demos (halk) ve Agogos (liderlik eden, yol gösteren) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Sözlük anlamı "halkın lideri" demektir. Eski Yunan'da Atinalı Perikles zamanında (MÖ 461-429) bu ünvan etkili konuşma yeteneğine sahip, kitleleri ikna edebilen ve halkın çıkarlarını savunan devlet adamları için kullanılırdı. Fakat özellikle Aristoteles ve Platon gibi filozofların görüşlerinin etkisiyle MÖ 4. yüzyıldan itibaren bu terim, toplumun korkularını ve tutkularını kendi menfaatleri için kullanan kişileri tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Eski Atina'da en bilinen demagog örnekleri arasında her ikisi de MÖ 5. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan Kleon ve Alkibiades gibi kentin tanınmış politik ve askeri figürleri sayılabilir. Günümüzde demagogos'tan türemiş olan "demagoji yapma" söylemini çok duyarız. Bu sözle gerçek bir tartışma yürütmek yerine "laf cambazlığı yaparak konuyu saptırmak" kastedilmektedir. Dem...

Gnothi Seauton

Gnothi Seauton (γνῶθι σεαυτόν), Antik Yunan medeniyetinden günümüze gelmiş en anlamlı sözlerden biridir. Türkçeye genellikle "kendini bil" veya "kendini tanı" şeklinde çevrilir. Bu ifade Eski Yunan'ın ünlü kehanet merkezi olan Delphoi'deki (Delfi) Apollon Tapınağı'nın girişinde yer alıyordu. Eski Yunan dünyasında tanrılar ve insanlar arasında ince bir çizgi vardı. "Kendini bil" sözü esasen insana bu sınırı hatırlatır ve ona tanrı olmadığını sadece bir ölümlü olduğunu söyler. Bu şekilde insanı yaşadığı trajedilerin en büyük sebebi olan Hubris'ten (kibir) uzak durmasını tavsiye eder. Bu ifade ayrıca kişinin kendi kişilik özelliklerini, yeteneklerini tanıyarak toplumda bir karakter (ethos) inşa etmesini sağlar. Kişinin potansiyelinin farkında olmasını fakat haddini aşmamasını öğütler. Romalılar da bu öğüdü benimsemiş ve latinceye "Nosce Te Ipsum" olarak çevirmişlerdir. Günümüzde bu latince sözü birçok üniversitenin (örneğin Columbia ...

Carpe Diem

Horatius, Giocomo di Chicirico, 1871, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain). "Carpe diem" Romalı şair Horatius (MÖ. 65 - MÖ. 8) tarafından söylenmiş bir sözdür. Bu ifade şairin MÖ. 23 yılında yayınlanan Odes adlı eserinde geçer. Tam hali şöyledir:  " Carpe diem, quam minimum credula postero. " (Günü yakala, yarına mümkün olduğunca az güven.) "Carpe diem" gününü gün et, vur patlasın çal oynasın şeklinde hedonist (hazcı) bakış açısıyla çoğu kez yanlış yorumlanır. Bu sözle esas kastedilen geleceğe güvenmek veya gelecek için kaygılanmak yerine içinde bulunulan anı en iyi şekilde değerlendirmektir. Hayat geçicidir ve zaman hızlı ilerliyor. Dolayısıyla fırsatlar iyi değerlendirilmelidir. Sonuç olarak Carpe diem, yaşanılan her saniyenin bilincinde olmak ve geleceğin kaygısıyla bugünü feda etmemektir. Zaman su gibi akıyor, anın değerini bilmek gerekir.

Samothrake Nikesi

Samothrake Nikesi, fotoğraf: M. Özveren, Louvre Müzesi. Samothrake Nikesi ya da bilinen adıyla Kanatlı Zafer Heykeli, Helenistik dönemin en görkemli ve teknik açıdan en kusursuz eserlerinden biri olarak kabul edilir. MÖ 2. yüzyılın başlarında, muhtemelen bir deniz zaferini kutlamak amacıyla Rodoslular tarafından yaptırıldığı ve Semadirek (Samothrake) adasındaki Büyük Tanrılar Tapınağı kompleksine yerleştirildiği düşünülmektedir. 1863 yılında Fransız konsolos Charles Champoiseau tarafından parçalar halinde bulunan bu devasa eser, günümüzde Louvre Müzesi’nin en simgesel parçalarından biridir. Heykel, Yunan zafer tanrıçası Nike’yi, bir geminin pruvasına inerken betimler. Heykelin sanatsal başarısı, taşın sertliğine rağmen rüzgârın etkisini olağanüstü bir gerçekçilikle yansıtmasında yatar. Nike’nin üzerindeki giysiler, Helenistik dönemin zengin dokusunu sergiler: Vücuduna yapışan ince "khiton" (tunik) "ıslak kumaş" tekniğinin zirvesini temsil ederken, sol bacağından aşa...

Ksenophon

Ksenophon'un mermer büstü, fotoğraf: Carole Raddato, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0 MÖ 430-355 yılları arasında yaşayan Ksenophon, Herodotos ve Thukydides'ten sonra Eski Yunan tarihçiliğinin en önemli ismi olarak görülür. Atinalı bir aristokrat olan Gryllos'un oğludur ve iyi bir eğitim almıştır. Platon'un çağdaşı ve Sokrates'in öğrencisi olan yazar, en çok MÖ 401'deki Kunaksa yenilgisinin ardından Yunan paralı askerlerin dönüşünü anlattığı Anabasis (daha çok bilinen adıyla Onbinlerin Dönüşü) adlı eseriyle tanınır. Ksenophon, Peloponnessos Savaşları'ndan Atina'nın yenik çıkmasının ardından, Pers tahtında hak iddia edip ağabeyi II. Artakserkses'e karşı ayaklanan Batı Anadolu Satrabı Kyros'un hizmetine girmiştir. MÖ 401 yılında yapılan ve Kyros'un hayatını kaybettiği Kunaksa Savaşı'nın ardından Yunan paralı askerlerinin komutasını almış ve onları önce Karadeniz kıyılarına, sonra da Trakya'ya geri getirmiştir. Ksenophon, bu seferi 7 kita...