Ana içeriğe atla

Apoxyomenos


Apoxyomenos heykelinin MS 1. yüzyıla ait Roma dönemi mermer kopyası, fotoğraf: Gary Todd, Vatikan Müzeleri, Wikimedia Commons, Kamu Malı (Public Domain).

MÖ 330 yılında heykeltıraş Lysippos tarafından yontulan Apoxyomenos, Eski Yunan sanatının Geç Klasik dönemden Helenistik döneme geçişini müjdeleyen en devrimsel eserlerden biri olarak kabul edilir. Eski Yunanca’da kelime anlamı "kazıyıcı" olan bu heykel, alışılagelmiş görkemli zafer sahnelerinin aksine, bir spor müsabakasından yeni çıkmış ve vücuduna sürdüğü yağ ile karışmış kum tabakasını strigilis adı verilen metal bir aletle temizleyen bir atleti tasvir eder. 

Lysippos bu eserinde, kendisinden önceki klasik geleneklerin dışına çıkarak heykel sanatına yeni bir soluk getirmiştir. Özellikle figürün başını vücuduna oranla daha küçük tutup bedenini daha ince ve uzun tasarlayarak estetik bir zariflik yakalamıştır. Bu değişiklik sayesinde figürü hantal bir yapıdan kurtarıp ona daha dinamik bir hava katmıştır. Heykelin en dikkat çekici yeniliği ise, figürün kollarından birini ileriye doğru uzatarak klasik dönemdeki cepheden görünüm zorunluluğunu kırmasıdır. Bu mekânsal derinlik, izleyicide heykelin etrafında gezinme ve onu farklı açılardan görme isteği uyandırarak sanatta üç boyutlu algıyı güçlendirmiştir. Eserde, klasik heykel geleneğinin vazgeçilmezi olan ve ağırlığın tek bacağa verilerek figüre doğal bir rahatlık katan kontrapost duruşu korunmuştur. Bu sayede heykele her an hareket edecekmiş gibi duran canlı bir form kazandırılmıştır.

Kaynaklara göre orijinal heykel, İmparator Tiberius döneminde (MS 14-37) Roma'ya getirilerek Agrippa Hamamı'nın önüne yerleştirilmiştir. Bronzdan yapılmış bu orijinal eser günümüze ulaşmamış olsa da, MS 1. yüzyıla tarihlenen mermer kopyası bugün Vatikan Müzeleri’nde sergilenmektedir. 1849 yılında Roma'daki Trastevere semtinde keşfedilen bu Roma kopyası; uzun, ince ve zarif yapısının yanı sıra vücuduna oranla küçük tasarlanan başıyla Lysippos’un estetik anlayışını kusursuzca yansıtır. Özellikle saçlar ve gözlerdeki detaylar, sanatçının gözlem gücünü kanıtlayan büyük bir özenle işlenmiştir.

Kaynaklar

Apoxyomenos, Vatican Museums.

Britannica, Lysippus: Ancient Greek Sculptor & Artist.

Smarthistory, Lysippos, Apoxyomenos (Scraper).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galata Kulesi

Galata Kulesi, Foto : M. Özveren. Galata Kulesi ilk olarak MS. 6. yüzyılda I. Iustinianus döneminde (527 - 565) bir gözetleme ve fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Haliç'in kuzeyinde inşa edilen kuleye Romalılar "Megalos Pyrgos" yani "Büyük Kule" adını vermişlerdir. Kule 1204 yılında İstanbul'daki Haçlı istilası sırasında yıkılmıştır. 1267 yılında İstanbul'un Galata kısmında "Pera" adında bir koloni kuran Cenevizliler (Genovalılar) 1348'de yeniden inşa ettikleri kuleye Christea Turris (İsa Kulesi) adını vermişlerdir. Kule 1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı kontrolüne girmiştir. 1509 yılında kentte meydana gelen büyük bir deprem nedeniyle hasar almış ve 1510 yılında Mimar Murad bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 16. yüzyılda önce zindan daha sonra bir süre gözlem evi, 18. yüzyılda ise kentte artan yangınlar nedeniyle bir yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. IV. Murad döneminde (1623 - 1640) İstanbul sa...

Alman Çeşmesi

Alman Çeşmesi, Sultanahmet Meydanı, Foto : M. Özveren. Alman Çeşmesi, Alman İmparatorluğu Kaiseri II. Wilhelm tarafından 1898 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci ziyaretinde gördüğü ilgi ve sevginin de etkisiyle Sultan II. Abdülhamid ve İstanbul halkına hediye edilmiştir. Almanya'da yapılıp İstanbul'a getirilen çeşme, tarihi bakımdan büyük öneme sahip olan Sultanahmet Meydanı üzerine dikilmiştir. I. Ahmed Türbesi'nin karşısında yer alan çeşmenin mimarı Max Spitta'dır. Neo-Bizans üslubunda yapılan çeşmenin açılış tarihi 27 Ocak 1901'dir. Çeşme yaklaşan dünya savaşı öncesinde Türk-Alman siyasi yakınlaşmasının da bir göstergesidir.

Tykhe Heykeli

Tykhe heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Foto : M. Özveren. Dünyayı saran suyun kişileştirilmiş şekli ve tüm akarsuların babası olarak görülen Okeanos'un kızlarından biri olan Tykhe, kader, şans ve başarı tanrıçasıdır. Eski Roma'da Fortuna adıyla anılır.  Tykhe'ler şehirlerin koruyucu tanrıçaları olup, her şehrin bir Tykhe'si vardır. Zengin bir süslemeye sahip Tykhe'nin başının üzerinde zeytin yapraklarıyla süslü şehir surunu temsil eden bir taç vardır. Sol kolunda çeşitli meyvelerle dolu bir bereket boynuzu (cornucopia) ile zenginliğin simgesi olan Plutos isminde bir çocuk taşımaktadır. Orijinali MÖ. 4. yüzyıla ait bir eserin MS. 2. yüzyıla ait Roma dönemi kopyası olan ve 1931 yılında Düzce ili, Konuralp Mahallesi sınırlarındaki Prusias ad Hypium antik kentinde keşfedilen görseldeki Tykhe heykeli tanrıçanın en iyi korunmuş heykellerinden biridir. Bu güzel eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.